18.05.2021/ KOCAELİ DENGE GAZETESİ
KENDİNİ HALA BAŞKAN SANIYOR
Lastik İş Sendikası Genel Başkanı Merhum Abdullah Karacan’ın nasıl bir sendika başkanlığı yaptığı herkesin malumu. Onun tabiriyle, oturacak bir sandalyesi bile bulunmayan sendikayı aldı, en zengin sendikalar arasına koydu. Bunu yapmak elbette Karacan için hiç kolay olmadı. Bir sürü badire atlattı, pek çok bedel ödedi. Buna kendi canı da dahil. Ama tüm bunların neticesinde Karacan, işçi babası olarak anılmayı başardı. Lastik işçisi Karacan’ın dik duruşu, işçiyi önceleyen tavrı sayesinde insanca ücrete kavuştu. Bugün bile hala çoğu gencin hayali bir gün lastik işçisi olmak. Ve bu başarı hiç kuşku yok ki Abdullah Karacan’ın başarısı. Ancak sendikacılık zor iş, hatta belalı iş. Çünkü ortada çok büyük bir pasta var. Bu pastadan pay kapmak için yanıp tutuşanlar var. Rahmetli Karacan’ın vefatının ardından yaşanan başkanlık yarışında bunun örneğini gördük. Şu an ki Başkan Alaaddin Sarı’nın göreve gelmesiyle birlikte Lastik İş Sendikası’nın Kocaeli Şube Başkanı deyim yerindeyse Sarı’ya ve yönetimine açık savaş açtı.
Neden? Çünkü başkanlığı kendine hak görüyordu. Bunun için antin kuntin işlere daldı. Medyanın mimli isimleriyle yol yürüyüp zafer elde edeceğini sandı. Çok geçmeden Yusuf Bayraktar birileri tarafından dövüldü. Dövüldüğü an bu olay anında basına servis edildi. Bayraktar kendisine bunu yapanları pat diye buldu ve suçlu Alaaddin Sarı’dır dedi. Lastik İş Sendikası Genel Başkanı’nı açık açık hedef gösterdi. Sonra karşılıklı atışmalar, suçlamalar havada uçuştu. Kim haklı kim haksız onu Allah ile kendileri biliyor. Fakat görünen köy klavuz istemiyor. Yusuf Bayraktar’ın yönetiminin bile kalkıp Alaaddin Sarı’nın yanında yer alması Bayraktar’ı tasvip etmediklerinin kanıtı oldu. O dönemler yaşananları kamuoyu zaten biliyor. Gelinen noktada Kocaeli Şubesi eki Başkanı Yusuf Bayraktar’ın Lastik İş Sendikası’ndan ihracı istendi. Kocaeli Şube Başkanlığı bir tarafa dursun, Bayraktar artık sendika üyesi olarak bile kabul edilmiyordu. Aradan hemen hemen 1 buçuk yıl zaman geçti. Sendikada hareketlilik başladı. Bu hareketliliğin sebebi ise yapılacak olan delege seçimleriyle alakalıydı. İşte tam bu noktada Yusuf Bayraktar tekrar ortaya çıktı. Medyada Bayraktar’ın klavuzu olan hatta açıklamalarını bile yazarak bir gün lastik iş sendikasını yönetme hayalinde olanlarla yeni bir süreç başlattılar. Neymiş, delege seçimlerinde usulsüzlükler varmış. Yusuf Bayraktar’ın iddiası bu yönde. Koltuğu kaptırmak istemeyen Sarı ve yönetimi türlü tezgah peşindeymiş. Ben bu tezgah mezgah tanımlarına çok aşinayım, bu jargonu bilen olayı pat diye çözer. Neyse… Bayraktar bu konuda işçiyi uyaran bir açıklama yapmış. O açıklamada emekçi kardeşlerine seslenmiş. Aynı açıklama bize de ulaştı. Aralarında ne geçti, kim haklı kim haksız ona bakmaksızın karşı tarafın görüşlerine bu gazetede her daim yer verilir. Ama bizi saf, kendini akıllı sananlara yol verecek kadar da ahmak değiliz.
Neden mi? Çünkü Sayın Bayraktar gönderdiği açıklamanın altına kendi isminin yanına Latik İş Kocaeli Şube Başkanı sıfatını eklemiş. Bir ton edebiyat yapmış. Oku oku bitmiyor. İyi hoş güzel de Yusuf Bayraktar ihraç olmadı mı? Onu da geçelim, hala şube başkanı mı, tabi ki hayır. Eee o zaman bu ne cüret? O açıklamanın sonuna Lastik İş Sendikası Kocaeli Şubesi “ESKİ Başkanı” deseydi bunu anlayabilirdim mesela. Ama adam basbayağı kendini hala başkan sanıyor. Öyle sanmıyorsa bile bizi olaylardan bi’haber sandığı ortada. Olmayan sıfatıyla işçi kesimini galeyana getiren, sendikanın itibarına zarar veren Bayraktar doğru söylüyorsa bile bizim için yok hükmündedir. Buna ilaveten, yol yürüdüğü, beraber planlar yaptığı gazetecilerin ikide bir bizleri sus payı alan gazeteler olarak tanımlamasını da aynen iade ediyorum. Biz onların dediği gibi reklam aldığımız için sendikayı koruyorsak o zaman onlar da alamadığı için ateş ediyor. Büyük oynuyor. Sendikayı ele geçirme planları yapıyor. Eskiden alışık oldukları gibi siyaseti, sendikaları, odaları onlar dizayn etmek istiyor.
Bu mu yani? Bize adam gibi bilgilerle gelin! İnsanı aptal yerine koymayın. Olmayan sıfatlarınız üzerinden işçiyi galeyana getirmeyin. Sendikacılık mücadele demektir. Eğer bir mücadele verecekseniz doğruluk ve dürüstlük ilkesinden ayrılmayacaksınız. Ne yani, o sendikanın başında Sarı değil de Bayraktar olsaydı delege seçimleri çok mu demokratik yapılacaktı?
Yahu bırakın sendikaları; bu memleketi yöneten siyasi partilerin delege seçimleri bile şeffaf ve adil yapılmaz! Yapılan sadece bir tüzüğü uygulamaktan ibarettir. Güç kimdeyse kalem ondadır, kimi isterse onu yazar ve bu devran böyle döner gider. Doğru mu, asla…! Ama balığın baştan koktuğu güzelim ülkemde bunları çokta şey etmemek lazım. O yüzden Yusuf Bayraktar’ın yapılan delege seçimleriyle ilgili mahkeme yolunu tutması bana komik geliyor. Mahkemeye veren kim? Kendini hala Kocaeli şube başkanı olarak pazarlayan biri. Varın gerisini siz düşünün!
Not:
Bu arada dolaylı yoldan da olsa Yusuf Bayraktar’ın itirazını, mahkemeye gidişini duyurmuş olduk. Ne yaptığımın farkındayım yani…
……………………………………………………………..
20.05.2021/ KOCAELİ DENGE GAZETESİ
LASTİK-İŞ’TE LASTİK İŞÇİSİ SÖZDE BAŞKANA TEPKİLİ
Lastik-İş Sendikası, gazetecilik mesleğine başladığım ilk günden beri yakından takip ettiğim bir sendika… Niye? Çünkü burası sadece bir sendika değil! Burası bir sendikadan çok fazlası..
Lastik-İş demek Kocaeli demek! Lastik-İş demek Türkiye demek! Neredeyse 20 yıldır yakın takip ettiğim sendikada, lastik işçisiyle de yakından görüşüyorum. Çok sayıda işçi dostum var. Hepsiyle zaman zaman bir araya geliyorum. Lastik işçisi, hayata bakışı ve duruşuyla bana göre işçi sınıfında bambaşka bir pozisyonda! Adeta işçi sınıfına önderlik edecek kapasitede bir işçiden söz ediyorum. Hayatı ve yaşamayı seviyorlar! Dünyayı okuyorlar! Bugün ortalama bir lastik işçisinin siyasete, hayata dünyaya bakışı çok farklı! Hem sınıf bilinci var, hem de milli manevi hassasiyetleri yüksek!
Lastik işçisi; birilerinin düşündüğü gibi çok kolay manipüle edilecek, af edersiniz güdülecek bir güruh değildir! Tanımayanlar bilmez! Lastik işçisinin bir özelliği daha var! Her şartta ve koşulda sendikalarına sahip çıkarlar! Kapı gibi, dimdik ayakta dururlar! Lastik-İş gücünü işçisinden alır! Bir süredir, burada “düşük yoğunluklu” bir gündem var! Türkiye’nin en büyük ve en güçlü sendikalarından olan Lastik İş Sendikası’nda son yaşananlara işçi öfkeli ve tepkili. Lastik İş, büyümeye, yeni yatırımlar yapmaya, örgütlü olduğu fabrikaların sayısını artırıp, yeni iş ve aş alanları için çalışmaya konsantre olmuşken; ihraç edilen şube başkanının son açıklaması ve hareketi, fabrikalar içinde tepkiyle karşılanıyor. İşçi, sendikasında karışıklık çıkarmak isteyenlere tepki gösteriyor ve tek yürek mesaj veriyor: “Bizi kimse yıkamaz. Davasına ihanet edenleri bu işçi unutmaz” İşçi diyor ki; “Türkiye’nin en büyük ve en güçlü sendikalarından olan Lastik İş Sendikası’nda karışıklık çıkarmak istiyorlar”
Kocaeli’de çok sayıdaki üyesi nedeniyle gücünü büyük ölçüde Kocaeli’den alan DİSK’e bağlı Lastik İş Sendikası’nda büyüme çalışmaları sürerken yaşananlara tepki var! İşçi diyor ki; “Disiplinsiz davranışları nedeniyle sendikadan ihraç edilen ve herhangi bir görevi olmayan sözde şube başkanının son hareketlerine anlam veremiyoruz” savunan tek sendika olan Lastik-İş’i yıpratma girişimleri ters tepiyor! Hem işçi, hem de Kocaeli kamuoyu “Yeter artık” diyor! Lastik İş Sendikası’nda karışıklık çıkarmak isteyenlere mesaj net! “Durun” Sendikadan ihraç edilen bir ismin, yetkisi olmamasına rağmen “şube başkanı” kimliğini kullanarak yaptığı açıklama, fabrikalarda tepkiyle karşılanıyor ve hiçbir karşılık bulmuyor. Lastik işçisi, sözde başkana “Bizi yıkamazsınız” diyerek tepki gösteriyor. Ve ekliyor; “biz bu ihaneti unutmayız…” Rahmetli Abdullah Karacan ekolünün devam ettiği sendikayı gözüne kestiren çeşitli mihraklar ve güç odaklarının bu hareketleri… Lastik İş camiası, işçiler ve Kocaeli kamuoyu tarafından dikkatle izleniyor ve kayıt altına alınıyor. Bu hareketler mide bulandırıyor haberiniz olsun!..
……………………………………………………………..
28.05.2021 / BİZİM YAKA
SABANCI ‘’YOK’’ DEDİ, SARI ‘’DESTEK’’ VERDİ
Ülkemizde pandemiye rağmen güzel işler yapılıyor. Gazeteciler “itibar suikastçılığına” soyunduklarından yazmıyor. Sivil toplum örgütleri siyaset yaptıklarından ve koltuk peşinde koştuklarından konuşmuyor. Ama altının değerini sarrafın bildiği gibi eğitim ve sağlık başta olmak üzere yapılanların kıymetini bilen biliyor. Sayıları çok az da olsa Galip Hoca gibi gazeteciler “Marifet İltifata Tabidir” diyerek yazıyor. ABD’de yapılan, uluslararası öğrenci yarışmalarının Oscar’ı, dünyanın en büyüğü kabul edilen 78 ülkeden, 1.800 öğrencinin katıldığı ISEF 2021 Liselerarası Araştırma Yarışmasında olduğu gibi kamuoyu ile paylaşıyor. Kocaeli’ye bir dünya birinciliği, bir dünya ikinciliği, iki dünya dördüncülüğü getiren 2 öğrencinin başarısını yazarak gençlere sahip çıkıyor. Bugün dünyanın konuştuğu öğrencilerin başarısı kadar önemsediğim bir başka konuyu anlatacağım. 18 yıl önce “Üniversiteye para yok” diyen patronun fabrikasında bir dönem çalışan, bugün başkanlığı yaptığı sendikanın aynı üniversiteye verdiği desteği yazacağım. Başkanlığını Alaattin Sarı’nın yaptığı Lastik-İş Sendikası’nın Kocaeli Üniversitesi Hastanesi Araştırma Laboratuvarları Merkezi Antikor Üretim Birimine hibe ettiği cihazın öyküsünü anlatacağım.
Değerli okurlar,
Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı ve Covid-19 Laboratuvarları sorumlusu Prof. Dr. Aynur Karadenizli ile fırsat buldukça pandemiyi konuşuruz. Covid-19’a karşı uygulanan Simovac aşısı olmak için gittiğim üniversite hastanesinde Aynur Hocamın, “Lastik-İş Sendikası, laboratuvarımıza PCR Cihazı hibe edecek” cümlesi dikkatimi çekmişti. Aynur Hocam, Lastik-İş Sendikası Başkanı Alaattin Sarı’nın dün Tıp Fakültemizi ziyaret ederek hibe ettikleri PCR cihazını kurduğumuz laboratuvarda incelemelerde bulunduğunu söyledi. Vakit geçirmeden Alaattin Sarı Başkanı aradım. Telefonla da olsa ilk kez karşılaştığım Sayın Sarı ile bir saate yakın Lastik İş Sendikasının eğitim ve sağlık dahil insan odaklı sosyal sorumluluk projelerini konuştuk. Önceki genel başkanlardan Abdullah Karacan ve Kenan Akman’ı rahmetle andık. Kulaklarını çınlattığımız Durmuş Ali Yalnız ve Vahdettin Kayabay’an felçli olan, konuşamayan Vahdettin Beye her türlü desteği verdiklerini söyledi. Alaattin Başkanın anlattığı, kamuoyuna açıklanmayan projeleriyle “Sosyal Devlet, Hak, Hukuk, Adalet, Ahlak ve Vicdan” hakkında söylediklerini önümüzdeki günlerde anlatacağım. Bugün, İzmit merkezde 5 katlı binanın 3 katını üyelerinin çocuklarının yararlanacağı Matematik ve İngilizce ağırlıklı Etüt Merkezi, İznik’te bin metre yükseklikte 11 dönümlük arsa üzerine Gençlik Merkezi, Kocaeli Valiliği’nin göstereceği bir dönüm arsa üzerine Geleceğin Mesleklerinden oluşan Tematik Okul proje başlıklarını yazmakla yetineceğim.
PCR CİHAZI HİBE ETTİ
Gelelim asıl konumuz, Lastik-İş Sendikası Başkanı Alaattin Sarı’nın Tıp Fakültesi Araştırma Laboratuvarları Merkezi Antikor Üretim Birimine hibe ettiği PCR Cihazına. Sayın Sarı, “Tüm dünyayı etkisi altına alan Covid-19 ile mücadele maske, mesafe ve hijyen kadar güvenilir testlerin de önemli bir yer tuttuğunu biliyoruz. Kocaeli Üniversitesi’nde PCR testleri yapılmaya başlanmıştı ama yeterli olmadığını Prof. Dr. Aynur Karadenizli hocamız bize anlattığında yönetim olarak hibe etme kararı aldık. Cihazın monte edilmesi ve testlerin başlamasının ardından önceki gün yönetim kurulu üyelerimiz, sponsorumuz Sağlık Sigorta Demir Hayat yetkilileri ile birlikte Üniversite Hastanemizi ziyaret ettik. Tıp Fakültesi Dekanımız, Hastane Başhekimiz, Laboratuvarların sorumlusu ve PCR cihazını almamız vesile olan Aynur Karadenizli Hocamızla sohbet ettik, birimleri gezdik” dedi.
Aynur Hocam da PCR cihazını hibe eden Lastik-İş Sendikası Başkanı ve yönetim kurulu üyelerine teşekkür ederken, “Roche LightCycler 480 marka cihazla günde 400-500 test yapmaya başladık. Bu cihazı test yapmanın yanı sıra Kök Hücre ve Mutasyonlarla ilgili araştırmalarda da kullanacağız. Bu cihaz tam zamanında geldi. Zira hastanemizde mevcut 5 PCR cihazından 3’ü firmalara ait olup 1’ini geri aldılar” şeklinde konuştu.
Lastik-İş Sendikası’nın pandemi döneminde sağlıkla ilgili verdiği destek üniversiteye 300.000 TL değerinde PCR cihazı hibe etmekten ibaret değil. Alaattin Başkan,“Lastik İş Sendikası olarak Brisa, Goodyear, Pirelli, Prometeon fabrikalarının desteğiyle pandemi döneminde hastanelerin en çok ihtiyaçlardan olan 40 adet hasta başı monitörü İl Sağlık Müdürlüğü’ne bağışladık. Pandeminin başladığı günlerde o günkü valimiz Hüseyin Aksoy’u ziyaret ederek Başiskele’deki 5 yıldızlı otelimizi sağlık çalışanlarının kalması için tahsis edeceğimiz söyledim. Sayın Vali çok memnun kaldı. Başhekimler, doktorlar, sağlık çalışanları yaklaşık bir yıl hiç ücret ödemeden otelimizden yararlandılar” dedi.
SABANCI “YOK” DEMİŞTİ
Lastik-İş Sendikasının Kocaeli Üniversitesi Hastanesine 300.000 TL değerinde PCR cihazı hibe etmesi beni yıllar öncesine götürdü. Lastik-İş Sendikası üyelerinden çoğunun çalıştığı fabrikaların sahibi rahmetli Sakıp Sabancı Nisan 2003’te, “Kocaeli Üniversitesi’ne para vermem, yardım da etmem. Benim iki üniversitem var. Biri Sabancı Üniversitesi, diğeri Adana Çukurova Üniversitesi. Bu bölgedeki fabrikalarımda çalışan işçilere iş ve aş vererek yeterince yardımcı oluyorum” demişti. 18 yıl önce Lastik fabrikaları sahibi Sakıp Sabancı Kocaeli Üniversitesine yardım etmeyeceğini söylemişti. Bugün, bir zamanlar Sabancı’nın fabrikasında çalışan Alaattin Sarı’nın Başkanlığını yaptığı Lastik-İş Sendikası yalnız Kocaeli Üniversitesi’ne değil Sağlık Müdürlüğüne hem yardım ediyor hem destek veriyor.
SONUÇ: Lastik-İş Sendikası Başkanı Alaattin Sarı’nın Kocaeli Üniversitesi Hastanesi ve Sağlık İl Müdürlüğüne yaptığı ve önümüzdeki günlerde lastik iş üyelerinin çocukları için hayata geçireceği projeler son günlerde “itibar suikastçılığı” yapan gazetecilere kapak olsun!






















