Sorumluluk bilincinin, eğitimin, uzmanların talimatlarının, denetimlerin ve vicdanın olmadığı her yerde iş cinayetleri için zemin her zaman hazırdır. Sağlıklı ve güvenli ortamda çalışma hakkı en temel insani haklardan biridir.
İşçi sağlığı ve güvenliğinde temel amaç; çalışma yaşamında çalışanların sağlığına zarar verebilecek etkenlerin önceden belirlenerek gereken önlemlerin alınması, iş kazası geçirmeden, meslek hastalıklarına yakalanmadan, rahat ve güvenli bir ortamda çalışmalarının sağlanması, çalışanların ruhsal ve bedensel sağlıklarının korunmasıdır. İşçi sağlığı ve güvenliği mücadelesi bir bütündür. Ancak en acıtan çıplak yüzü ise iş cinayetleridir. Ülkemizde;
- Her altı dakikada 1 iş kazası meydana gelmekte,
- Her iki buçuk saatte 1 çalışan sakat kalmakta
- Her altı saatte de 1 çalışan ölmektedir.
İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG), geride bıraktığımız 2019 yılında en az 1736 işçinin iş cinayetleri (iş kazası) sonucu yaşamını yitirdiğini açıkladı. Ölenlerin 115’i kadın, 67’si çocuk işçiydi. 2018’de bu rakam 1923 olmuştu. Son 17 yılda iş cinayetleri sonucu yaşamını yitiren işçilerin sayısı toplamda 24 bini aştı.
Dünyada ise; her 15 saniyede 1, her gün yaklaşık 6 bin işçi iş kazaları veya meslek hastalıkları sebebiyle hayatını kaybetmektedir. Her yıl yaklaşık 360 bin kişi iş kazası, 1 milyon 950 bin kişi ise meslek hastalıklarından dolayı hayatı sonlanmaktadır.
Bu sonuçlar sebebiyle ‘’İşçi Sağlığı ve Güvenliği’’ ölümcül kazaların olduğu günümüzde çalışanlar ve iş verenler için oldukça önem kazanmıştır.
Dünyada çalışma barışını, çalışanların iş ve sosyal hayatlarını, ülke ve bölge ekonomilerini olumsuz yönde etkileyen iş kazaları ve meslek hastalıkları, 30 Haziran 2012 tarihinde yürürlüğe giren 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile Kamu ve özel sektör ayırımı gözetmeksizin bütün çalışanlar kanun kapsamına alındı. Bu kanun ile iş sağlığı ve güvenliği disiplinine küresel bir farkındalık kazandırıldı.
6331 sayılı iş sağlığı ve güvenliği hizmeti kanununa bağlı olarak tüm işyerleri işçi sayısına ve işyerinde yapılan faaliyetin tehlike durumuna göre iş sağlığı ve güvenliği hizmetini sertifikalı OSGB firmalarından alma zorunluluğu vardır. OSGB firması Çalışma Bakanlığı tarafından yetki verilmiş olması gereklidir. İşçi sağlığı ve güvenliği hizmeti için OSGB firmasının bünyesinde işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı bulundurması gereklidir.
Günümüzde, işçi sağlığı ve güvenliği konusu; ilgili tarafların ortak çabası ile modern nitelikte önleyici ve koruyucu hizmetlerin esas alındığı bir sistem yaklaşımı olarak ele alınmaktadır. Bu nedenle konunun önemini kamuoyuna duyurmak için 1987 yılından bu yana her yıl 4-10 Mayıs tarihleri arasında İş Sağlığı ve Güvenliği Haftası kutlanmaktadır. İş Sağlığı ve Güvenliği haftası teşvik etmeyi hedefleyen yeni bilgi ve uygulamaların paylaşılması İSG alanındaki bilgilerin geliştirilmesi, stratejilerin ve iyi uygulamaların geliştirilmesi için bir platform oluşturmak adına çok önemli haftadır.
Bütün bunların ışığında, iş sağlığı ve güvenliği alanında çalışanların, bu kültürü sahiplenip içselleştiren ve gelişimine katkıda bulunan tüm kurum, kuruluş ve tüm emekçilerimizin İş Sağlığı ve Güvenliği Haftası kutlu olsun. Kazasız, sağlıklı ve güvenli bir iş yaşamını hep beraber paylaşmak dileğiyle.
















