MTN Plastik’in Çerkezköy’de kurulu işyerinde çalışan işçiler 2020 yılının başında sendikamızda örgütlendiler. Sendikamız 22.05.2020 tarihinde Çalışma Bakanlığı’na toplu sözleşme için yetki tespit başvurusu yaptı. MTN Plastik işvereni sendikamıza üye olan emekçilere karşı çeşitli baskılar uygulamaya başladı. Üyelerimizden e-devlet şifrelerini isteyerek sendikamızdan istifa etmelerini sağlamaya çalıştı. İşçilerin bilinçli davranması ve işveren yetkililerine taleplerinin suç oluşturduğunu belirtmesi sonucunda, işveren, birkaç kişi dışında kimseden E-devlet şifresi alamadı. MTN Plastik işvereni, korkutma ve karalama ile yılmayan emekçilere karşı bu defa ekonomik baskı uygulayarak, geçici olarak tanınan ‘ücretsiz izine çıkarma’ hakkını kötüye kullandı. Birçok işçiyi ücretsiz izine çıkararak ve ekonomik açıdan zor durumda bırakarak cezalandırmaya çalıştı.MTN Plastik işvereni bu yolla da sonuç alamayınca, yasaklanmış olmasına rağmen işçi çıkarmaya başladı.
MTN’de yaşanan bu baskılar ve işçi kıyımı bardağı taşıran son damla oldu. Bunların sonucunda 02.06.2020 tarihinde Çerkezköy’de kurulu MTN Plastik işyerinin önünde bir basın açıklaması gerçekleştirdik. Basın açıklamamıza; Genel Yönetim Kurulu Üyesi, Hukuk Dairesi Başkanı Ali Öztürk, İstanbul Şube yöneticilerimiz ve örgütlü olduğumuz İstanbul Şubemize bağlı işyerlerinde çalışan üyelerimiz katıldılar. 02.06.2020 tarihinde gerçekleştirdiğimiz basın açıklaması aşağıdadır.
BASIN AÇIKLAMASI 02.06.2020
HİÇBİR GÜÇ MTN PLASTİK İŞÇİLERİNİN HAK VE ÖZGÜRLÜKLERİNİ ELDE ETMESİNE ENGEL OLAMAYACAKTIR!
Çerkezköy’de kurulu MTN Plastik işvereni sendikamızda örgütlenen MTN çalışanlarına yani kendi işçilerine adeta savaş açtı.
MTN işçileri sendikamıza üye oldu. Sendikamız 22.05.2020 tarihinde Çalışma Bakanlığı’na toplu sözleşme için yetki tespit başvurusu yaptı.
Çerkezköy’de kurulu MTN fabrikasında otomotiv ve beyaz eşya sektörleri için çeşitli plastik parçalar üretiliyor. Üretim otomotiv fabrikaları ile Arçelik gibi büyük beyaz eşya üreticileri için yapılıyor. MTN ayrıca Dünya’nın birçok ülkesine ihracat yapan bir şirket.
MTN zaman içinde büyüdü ve gelişti. Çerkezköy’de fabrika kurdu; genişletme çalışmaları yaptı. MTN işvereni ulusal ve uluslararası piyasadaki yerini işçilerin verimli ve başarılı çalışmaları ile kazandı. İşçilerin elleri üzerinde ve alın teri ile yükselttikleri işveren, ne yazık ki, çalışanların en temel haklarına saygı göstermiyor. MTN işvereni, işçilerin sendikamıza üye olduğunu duyar duymaz çeşitli baskılara başladı. İşçilerden e-devlet şifrelerini isteyerek sendikamızdan istifa etmelerini sağlamaya çalıştı. İşçilerin bilinçli davranması ve işveren yetkililerine taleplerinin suç oluşturduğunu belirtmesi sonucunda, işveren, birkaç kişi dışında kimseden E-devlet şifresi alamadı. Ama işçiler işverenin gerçek yüzünü görmüş oldular.
Yıldırma, korkutma ve karalama ile işçileri sindiremeyen işveren yetkilileri, bu defa ekonomik baskı uygulamaya başladı. Siyasal iktidar tarafından işverenlere geçici olarak tanınan ‘ücretsiz izine çıkarma’ hakkını kötüye kullanarak, işçileri cezalandırmaya çalıştı. Birçok işçiyi ücretsiz izine çıkardı ve ekonomik açıdan zor durumda bıraktı.
Bu yolla da sonuç alamayınca, yasaklanmış olmasına rağmen işçi çıkarmaya başladı. Yıllarını fabrikaya vermiş işçileri ‘ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davrandıkları’ gibi uyduruk gerekçelerle işten çıkardı. Özellikle belirtmeliyiz ki, günümüz koşullarında işçilerin uyduruk gerekçelerle ve yalnızca sendikalaşmalarını önlemek için tazminatsız işten çıkarılması; bırakın işveren olmayı, insan olmakla bile en küçük bir ilişkisi olmayan bir davranıştır. MTN çalışanları bir gecede nasıl ‘ahlaksız ve kötü niyetli’ oldu? İşveren bu uygulamanın haklılığı konusunda kimseyi ikna edemez. Kamu organlarını, İŞKUR yetkililerini, Çalışma Bakanlığı Müfettişlerini acil olarak göreve çağırıyoruz. Ayrıca Cumhuriyet Savcılığını’da yaptığımız suç duyurusunu hemen işleme almaya davet ediyoruz.
Burası muz cumhuriyeti midir? Çerkezköy’de Türkiye Cumhuriyeti yasaları geçerli değil midir? Bir kez daha yasaları uygulamakla ve kamu düzenini sağlamakla görevli tüm makamları, savcılıklar dahil, artık sorumluluklarını yerine getirmeye çağırıyoruz. MTN’de yaşanan bu baskılar ve işçi kıyımı bardağı taşıran son damladır. Bu olay karşısında hiç kimse kayıtsız kalamaz; görevlerinin ve sorumluluklarının bilincinde olan hiçbir makam, bu olaylara karşı gözlerini ve kulaklarını kapayamaz.
MTN işçileri hiçbir suç işlemedi. İşçilerin hiçbir kusuru da yok. Yasal haklarını kullandılar ve sendikamız Lastik-İş’e üye oldular. İşveren ise saldırıya geçti ve yasa dışı uygulamalar dahil her türlü yolu deneyerek suç işlemeye devam ediyor. Bütün görevli makamlardan, hakkını arayan ve anayasal haklarını kullanan işçilerin peşine düşmek yerine, suç işleyen işverenin üstüne gitmesini beklemek hakkımızdır. Polislerin, güvenlik görevlilerinin, yetkili organ ve kişilerin, uğradığı haksızlıkları haykıran işçilerin üzerine değil; insanlık dışı saldırılarını ve vicdansızlıklarını gizlemeye artık gerek duymayan işverenlerin üzerine yürümesini bekliyoruz.
‘Artık yeter’ diyoruz.
Ya hukuk devletiyiz; ya değiliz
Ya demokratik haklarımız var; özgürce kullanabiliriz; ya da bu haklarımız yoktur. Öyleyse varmış gibi oyun oynamayalım.
Biz, demokrasi mücadelesi içinde yoğrulmuş ve Türkiye sendikal hareketinin temel taşlarından birisi olan Lastik-İş sendikası, üyelerimizin hak ve özgürlüklerini kullanabilmeleri için sonuna kadar kararlılıkla mücadele edeceğiz. Suçsuz MTN işçilerinin işsiz bırakılmalarına gereken yanıtın verilebilmesi için mücadelemizi sürdüreceğiz.
Sendika olarak açıkça suç duyurusunda bulunuyoruz: MTN işvereni yasaları çiğniyor; engelleyin!
MTN işverenine de sesleniyoruz:
Bütün varlıkları ile işyerinin büyüyüp gelişmesi için alın teri döken işçilerinizin gelecekleri ile oynamaya son verin! İşçileri açlıkla ve işsizlikle terbiye etmeye yönelik davranışları ve uygulamaları terk edin. Çalışanlarınıza ve onların temel haklarına saygı gösterin. Haksız olarak işten çıkardığınız işçileri yeniden işe başlatın. İşyerinde bugünün zor koşullarında gereksiz çatışmaları önlemek ve iş barışı içinde verimli bir işyeri ortamı yaratmak için sendikamız Lastik-İş ile bir araya gelin. Görüşme ve karşılıklı diyalog yollarını bulalım ve sonuç olarak herkes kazansın.
Yoksa, yalnızca işçilerin hak ve özgürlüklerini kullanmalarını engelleyerek kalıcı hiçbir barış ve uzlaşmanın sağlanması mümkün değildir. Biz, Lastik-İş sendikası olarak, MTN işvereninin, her şeye rağmen, yanlış uygulamalarına son vererek, sorumlu bir davranış içine gireceğine olan umudumuzu koruyoruz.
MTN işçileri sendikalaşma hakkına kavuşacaktır. MTN işçileri toplu iş sözleşmesi hakkına ulaşacaktır. Hiçbir güç MTN işçilerinin temel hak ve özgürlüklerini elde etmesine engel olamayacaktır.
YAŞASIN İŞÇİLERİN BİRLİĞİ!
YAŞASIN MTN PLASTİK İŞÇİLERİNİN SENDİKAL MÜCADELESİ
YAŞASIN SENDİKAL MÜCADELEMİZ!
LASTİK-İŞ SENDİKASI




































