Dünya genelinde koronavirüsün tespit edildiği kişi sayısı 7 milyona, hayatını kaybedenlerin sayısı 400 bin kişiye ulaştı. Koronavirüs tespit edilen kişilerden 3 buçuk milyon kişi iyileşirken, dünya genelinde halen tedavisi süren 3 milyon 2 bin aktif enfekte vaka bulunuyor. Günlük vaka artış sayıları birçok ülkede tepe noktasını gördü ve inişe geçti. Bu sebeple ülkeler normale dönmenin yollarını arıyor ve kısıtlayıcı tedbirlerin gevşetilmesi için yol haritaları geliştiriyor. Ülkelerdeki günlük ölü ve yeni vaka sayısındaki gerileme, normalleşme sürecine dönülebileceği düşüncesine yol açtı.
Covid-19 farklı bölgeleri farklı etkiledi; kısıtlamalardan çıkış stratejileri de bu nedenle kentten kente değişebiliyor. Ancak birçok ülkenin karşı karşıya olduğu ortak sorunlar var. Bilim insanları, kısıtlamaların erken gevşetilmesinin salgında ikinci dalgaya yol açabileceği uyarısında bulunuyor.
Avusturya’da,14 Nisan’dan itibaren 400 metrekarenin altındaki işyerlerinin faaliyete geçmesine izin verilirken, park ve bahçeler de halkın hizmetine açıldı. Avrupa’da Covid-19’dan en çok etkilenen ülkelerin başında gelen İtalya’da, “2. Aşama” olarak tanımlanan normale dönüşün ilk adımını 14 Nisan’da kısmen başlamıştı. Fransa, Covid-19 tedbirlerinin 11 Mayıs’tan itibaren kademeli olarak kaldırılmasına karar verdi. İspanya hükümeti normalleşme sürecini 4 aşamada hayata geçireceğini duyurdu. 4 Mayıs’tan itibaren kademeli normalleşme sürecinin başlatıldığı İspanya’da,15 Nisan’dan itibaren normal hayata dönüş için adımlar atıldı. Hollanda hükümeti 6 Mayıs’ta, ülkede Covid-19 nedeniyle vefat edenlerin sayısında düşüş yaşanmasından dolayı önlemlerin 1 Eylül’e kadar 1,5 metre mesafe ve hijyen kurallarına uyma şartıyla aşamalı gevşetileceğini açıkladı. Almanya’da koronavirüs tedbirlerinin gevşetilmesi kapsamında tüm mağazalar ve 11 Mayıs’tan itibaren de kreşler kademeli olarak açıldı.
Birçok ülkede kısıtlamalar uygulandıktan iki-üç hafta sonra, ölüm ve yeni vaka sayılarında platoya ulaşıldığı, hızlı artış eğrisinin düzleştiği görülüyor. Japonya’nın Hokkaido kentinde ikinci salgın dalgası nedeniyle kısıtlamalara geri dönüldü. Japonya örneğinde olduğu gibi, kısıtlamaların gevşetilmesinin ardından yeni vakaların artışa geçtiği ikinci dalga ortaya çıkabiliyor. Bu nedenle, birçok ülkenin kısıtlamalardan çıkış planları, ikinci dalganın önlenmesi hedefini temel alması gerekiyor.
Ülkemizde e yaşanan covid-19 salgınının azalmasıyla birlikte ‘’normalleşme’’ süreci çalışmaları başladı. Türkiye’de yeni tip koronavirüs salgını ile mücadele için getirilen kısıtlamalar 1 Haziran’dan itibaren gevşetildi. “Maske, fiziki mesafe ve hijyen” tedbirleri ise uygulanmaya devam edecek. İstanbul, Ankara ve İzmir’in de bulunduğu 14 büyükşehir ile Zonguldak’ta uygulanan sokağa çıkma kısıtlamasının sona ermesinin ardından kentlerde de hayat kontrollü olarak normale dönüyor.
İdari izinde bulunan veya esnek çalışma sistemindeki kamu personeli de 1 hazirandan itibaren normal mesaiye başladı. Gençlere uygulanan sokağa çıkma yasağı uygulamasında, yaş sınırı 20’den 18’e indirildi. 18 yaş altı için sokağa çıkma yasağı devam ediyor. Ayrıca işletme sahibi 65 yaş ve üzerindekiler de sokağa çıkabilecek. 65 yaş ve üzerindekilere yönelik sokağa çıkma kısıtlaması ise henüz kaldırılmadı.
Salgın nedeniyle geçici olarak kapatılan lokanta, kafe, pastane, kıraathane, kahvehane, çay bahçesi, dernek lokalleri, yüzme havuzu, kaplıca, hamam, sauna, spor merkez ve tesisleri 1 hazirandan itibaren belli kurallar çerçevesinde yeniden hizmet vermeye başladı. Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenen hijyen, temizlik ve sosyal mesafe kurallarına uyulması gerekiyor.
Salgın nedeniyle kısıtlama getirilen şehirler arası seyahat kısıtlaması kaldırıldı. Salgın nedeniyle ara verilen havayolu seferleri de başladı. Seyahat edebilmek için Hayat Eve Sığar (HES) kodu alınması gerekiyor. Alınan bu tek seferlik kod sayesinde, insanların nereye gideceği, kimlerle yolculuk yapacağı kayıt altına alınacak ve birisinde hastalık tespit edildiği takdirde, birlikte seyahat eden kişilerin durumu da kontrol altına alınmaya çalışılacak.
Havalimanlarına maskesiz girilmesine ve uçaklara maskesiz binilmesine izin verilmiyor, yolcuların sosyal mesafe ve hijyen kurallarına uyması isteniyor. Uçaklarda, el bagajına da izin verilmiyor. İç hat seferlerinde ikramlar da kaldırıldı, isteyen yolculara sadece su verilecek.
Türkiye’de normalleşmenin başlaması ile birlikte üç kamu bankası sosyal hayatın canlandırılması için dört yeni kredi paketi uygulamasına başladı. Ortak açıklamaya göre, yerli üretime özel taşıt kredisinde aylık faizler yüzde 0,49 ile 0,69 olacak. İkinci el taşıt kredisinde ise faiz oranı yüzde 0,82 olacak, bu kredilerde azami limit 150 bin TL ile sınırlandırılacak. Ayrıca yerli üretim beyaz eşya, kapı-pencere sistemi, ev boyası, ev tekstil gibi ürünlerin satın alınması için uygun koşullarda kredi olanakları sunuluyor. Üç kamu bankası, turizm sektörünü desteklemek için tatile gitmek isteyenlere de kredi imkanları sunuyor.
DÜNYA İŞÇİ SINIFI VE COVİD-19
Covid-19’un yol açtığı ekonomik sorunlar dünyada 1,6 milyar işçinin geleceğini belirsizliğe soktu. Hükümetler bu nedenle işçiler ve şirketler için destek paketleri açıklıyor. Bu paketlerin büyüklüğü ülkeden ülkeye değişiyor. Dünyanın gelişmiş 20 ekonomisini içeren G-20 ülkelerine bakıldığında, Meksika’da paketin kapsamı gibi gayri safi yurt içi hasılanın sadece yüzde 0,7’si iken, Japonya’da bu oran yüzde 21’i buluyor.
Hükümetler ayrıca kısıtlamaların gevşetilmesi sonrasında ekonominin günlük işleyişine dair kuralları da belirliyor. Dünyadaki tüm işgücünün evden çalışması mümkün olmadığından, kısıtlamaların kaldırılması yönündeki baskılar artıyor. Bangladeş’te bu konudaki lobi çalışmalarının etkili olduğu ve çıkış planlarının uygulamaya konduğu görülüyor.
Genel kısıtlamalar Mayıs ortasında kadar uzatılmış olsa da ülke ekonomisinde önemli bir yer tutan yüzlerce tekstil fabrikası Nisan ayı sonunda yeniden açıldı.
Ancak Avrupa ve Latin Amerika’dan sipariş iptalleri nedeniyle 4500 fabrikanın zor durumda olduğu, 2 milyonu aşkın tekstil işçisinin işlerini kaybedebileceği uyarısı yapılıyor.
Çin’de fabrikalar açıldı, ancak salgın nedeniyle ülke ekonomisi 2020’nin ilk çeyreğinde yüzde 7 küçüldü. Ayrıca dünya genelinde fabrikalarda sosyal mesafe kuralını uygulama veya işçilere koruyucu ekipman sağlamada sorunlar yaşanacağına dair endişeler var. Belçika’da bu kurallara uyulmasını sağlamak amacıyla, Anwerp limanında başlatılan deneme çalışmaları kapsamında, işçilere 2 metre mesafesini ihlal durumunda öterek uyarıda bulunan bileklikler takıldı. Bir işçinin hastalanması halinde bileklikteki veriler kullanılarak diğer temasların da tespit edilmesi mümkün olacak. ABD’de de benzer denemeler yapılıyor. Bangladeş ekonomisinde önemli bir yer tutuyor, ancak fabrikalarda işçilerin güvenliği konusunda kaygılar dile getiriliyor. Ancak kısıtlamalar sadece fabrikaları ve hizmet sektörünü değil tarımı da etkiledi. Burada da hissedilen işçi açıkları tedarik zincirini olumsuz etkiliyor.
Hindistan’da çay üreticileri, özel üretim için kullanılan ilk hasadın toplanamadığını, ikinci hasadın da heba olabileceğini söylüyor. Dünya genelinde başka ürünlerde de benzer kayıplar yaşandı.
Belçika’nın en işlek limanı olan Antwerp’te işçileri sosyal mesafe konusunda uyaran kol bantları kullanılmaya başlandı. Ekonomisi tarıma dayanan ülkeler, daha fazla hasadın yok olmasını önleyecek tarzda kısıtlamaları gevşetme yolları ararken, tarım işçilerinin olağan dönemlerdeki gibi ülkeler arası akışının sağlanması isteniyor. Ancak bunun birden olmayacağı vurgulanıyor. Nüfus yoğunluğu yüksek olan kentlerde yaşayanlar virüsün yayılması tehlikesine daha açıklar. Bu nedenle kısıtlamalar gevşetilirken büyük kentlerde yaşamı düzenleyecek önlemler alınmaya çalışılıyor.
DÜNYA SAĞLIK ÖRGÜTÜ’NÜN KRİTERLERİ
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Dr. Tedros Adhanom Ghebreyesus, koronavirüs önlemlerinin gevşetilmesi konusunda ülkelerin son derece dikkatli olmaları gerektiği uyarısında bulundu.
Ghebreyesus, Covid-19 taşıyıcılarının etkin gözetimi, izolasyon, temas takibi ve tedavi için sağlık sistemi kapasitelerinin mevcut olması, okul, iş yerleri ve insanların zorunlu olarak gittiği diğer alanlarda salgın riskinin en aza indirilmesi, riskin yönetilebilir olması ve toplumun salgın konusunda eğitilmesi kriterlerinin önemini vurguladı. Ülkelerin aldığı önlemlerin esnetilmesi konusunda uyarıda bulunan Ghebreyesus, “Ülkeler, geçiş dönemini son derece dikkatli bir şekilde ve aşamalı olarak yönetemezlerse, tecrit dönemine dönüş riski zaruri olacaktır” dedi.




















