Uluslararası üst kuruluşumuz IndustriAll Avrupa Sendikası’nın dört yılda bir yapılan Genel Kurulu’nun üçüncüsü 2-3 Haziran 2021 tarihlerinde telekonferans yöntemiyle dijital ortamda gerçekleştirildi. Avrupa ülkelerinden 350’den fazla sendika temsilcisinin yer aldığı genel kurula sendikamızın Genel Başkanı Alaaddin Sarı, Genel Sekreteri İhsan Malkoç, Eğitim ve Toplu Sözleşme Dairesi Müdürü Üzeyir Ataman ve Uluslararası İlişkiler Dairesi Uzmanı Cemal Hoşver katıldı.
Daha önce 2020 yılı Mayıs ayında Yunanistan’ın Selanik kentinde yüz yüze olarak yapılması öngörülen genel kurulun Covid-19 salgını dolayısıyla bir yıl ertelenerek dijital ortamda yapılması kararlaştırılmıştı. IndustriAll Avrupa Sendikası’nın önümüzdeki dört yıllık dönemini başlatan genel kurul, devam eden Covid-19 salgın koşulları altında gerçekleşti.
Dijital ortamda yapılan oylama sonucunda, industriAll Avrupa Sendikası’nın 2021–2025 dönemi için yönetim ekibinde Başkanlığa Michael Vassiliadis, Genel Sekreterliğe Luc Triangle, Genel Sekreter Yardımcılıklarına Isabelle Barthès ve Judith Kirton-Darling seçildi.
IndustriAll Avrupa Sendikası Başkanı Michael Vassiliadis konuşmasında, işçilerin yaşama koşullarını iyileştirmek için güçlü sendikalara ihtiyaç olduğunu vurgulayarak, “Avrupa politikası, sosyal dengeyi sağlamak için somut ifadelerle hedeflere nasıl ulaşılması gerektiği konusunda çoğu zaman eksik kalıyor. Avrupa bir yol ayrımında. Ya sürdürülebilirlik, yeni yatırımlar ve yenilikler çağı olacak ya da sosyal ve ekonomik kriz aşaması olacak. Sanayi sendikaları bu tartışmanın merkezinde yer alıyor. Sektörlerimizde çalışanların korunması ve gelecekteki fırsatları şekillendirme konusunda özel bir sorumluluğumuz ve gücümüz var.” dedi.
IndustriAll Avrupa Sendikası Genel Sekreteri Luc Triangle ise Avrupa genelinde yaklaşık 7 milyon işçiyi temsil ettiklerini vurgulayarak, “Birlikte daha geniş dayanışma ve ortak eylem yolunda devam edeceğiz. İşçiler ve sendikalar için güçlü, birleşik bir ses şimdi her zamankinden daha önemli. Önümüzdeki yıllar Avrupalı sanayi işçileri için zorlu geçecek. Nitelikli işler, adil ücretler ve kimsenin geride bırakılmadığı bir geçiş için mücadele edeceğiz.” şeklinde konuştu.
Genel kurulda Covid-19 salgınının, çalışanlara, istihdama ve üretim alanlarına ilişkin birçok belirsizlik meydana getirdiği ve bu durumun daha uzun vadeli planlamaya engel olduğu; gelişmelerin sürekli izlenmesi ve stratejileri ile eylemlerin durumlara göre uyarlanmasının gerekli olacağı konuşuldu. Bu nedenle önümüzdeki dört yıl için bir eylem planı belirlemek yerine, Avrupa Sendikası’nın önümüzdeki iki yıl için önceliklerini ve eylemlerini belirleyen bir Stratejik Plan kabul edildi. Bu amaçla genel kurul delegelerinin 2023 yılında yüz yüze olarak tekrar bir araya gelmesi planlandı.
Salgının neden olduğu ekonomik ve sosyal gerilemenin sektörler ve çalışanlar üzerindeki derin etkisi göz önüne alınarak, Stratejik Plan’ın endüstriyel ve sosyal toparlanmanın yanı sıra salgının ve kurtarma planının hızlandırdığı yeşil ve dijital dönüşümleri yönetmeye odaklandığı belirtildi.
Geçiş ve toparlanma sürecinde hiçbir işçiyi ve bölgeyi geride bırakmayan Adil Geçişi korumanın ve dönüşümlerin merkezinde işçilerin yer almasını sağlamanın temel hedef olacağı ifade edildi. Genel Kurul’un Avrupa’daki sanayi işçileri için güçlü bir sesle, toparlanmayı yaratmaya yardımcı olacak önemli ön koşulları ve yönelimi sağladığının altı çizildi.
Genel Kurul’da konuşan sendikamızın Genel Başkanı Alaaddin Sarı: “İşçiler olarak tüm dünyada ve Avrupa’da bütün işyerlerinde çok zor koşullardan geçildiğine ve sorunlar karşısında ulaşılan çözüm yollarını paylaşarak geleceğe güvenle bakmak zorunda olunduğuna” değindi.
Genel Başkanımız Alaaddin Sarı ayrıca, “İşyerlerinde toplu olarak çalışmak zorunda olan işçilere aşılamada öncelik verilmiyor. Dünya üzerinde aşı üretiminin planlı bir şekilde gerçekleştirilmesi ve tüm ülkelere insancıl kaygılarla dengeli dağıtılması bir türlü başarılamıyor. Dolayısıyla son 30-40 yıldır içinde yaşadığımız bu “gazino ya da kumarhane kapitalizmi” Covid-19 ortamında hayatlarımızla kumar oynama aşamasına gelip dayanmış bulunuyor. Bütün bu güvencesiz ortamda sosyal devlet uygulamalarının yaygınlaştırılmasından başka bir çözüm yolumuz yoktur. İşçilerin sendikalaşma isteklerinin işverenler tarafından şiddetle bastırıldığı bir dönemden geçiyoruz. Buradaki tüm arkadaşlarımızın, sosyal korumaların yeniden ve güçlü bir biçimde inşa edildiği, demokratik bir ulusal ve uluslararası toplum oluşturmak için her türlü çabayı göstereceğine inanıyorum.” ifadelerini kullandı.






















