Uluslararası üst örgütlerimiz IndustriALL Küresel Sendika ve IndustriAll Avrupa Sendikası tarafından ortaklaşa düzenlenen “Çok Uluslu Şirketlerde İnsan Hakları Özen Yükümlülüğünü Nasıl Hayata Geçirebiliriz?” başlıklı konferans Fransa’nın Paris şehrinde 19-20 Şubat 2026 tarihlerinde gerçekleştirildi.
Dünyanın dört bir yanından 100’den fazla sendika temsilcisi ve yöneticisinin bir araya geldiği konferansa Sendikamızın Genel Başkanı Alaaddin Sarı, Toplu Sözleşme ve Eğitim Dairesi Müdürü Üzeyir Ataman ile Uluslararası İlişkiler Uzmanı Cemal Hoşver katıldı.
Konferansta, insan hakları özen gösterme yükümlülüğü uygulamalarının işçi hakları üzerindeki etkisinin yanı sıra bu süreçlerin insan hakları ve işçi hakları konusunda formalite olmaktan çıkarılarak gerçek sendikal güç haline getirilmesi kapsamlı şekilde tartışıldı.
Sendika temsilcileri tarafından insan hakları özen gösterme yükümlülüğü yasalarının işçi haklarının korunmasında oynadığı kritik role dikkat çekilirken, bu yasaların yalnızca şirket uyumluluğu veya raporlama aracı olmaktan çıkarılarak, sendikaların örgütlenme, denetim ve toplu pazarlık açısından güçlendirilmesi gerektiği vurgulandı.
Küresel tedarik zincirlerinde insan hakları özen gösterme yükümlülüğünün etkin uygulanmasının; örgütlenme özgürlüğü, toplu pazarlık hakkı, ve temel insan haklarının korunması için güçlü bir araç olduğunu belirtildi. Ayrıca, gönüllü uygulamaların yetersiz kaldığı ve işçi haklarının somut bir şekilde güvence altına alınabilmesi için bağlayıcı yasal düzenlemelere duyulan ihtiyacın altı çizildi. İnsan hakları özen gösterme yükümlülüğü uygulamalarını işyerinde gerçek değişime dönüştürmenin yolları ele alınırken, küresel ölçekte benzer yaklaşımların güçlendirilmesinin önemine dikkat çekildi.
Genel Başkanımız Alaaddin Sarı konferansta yaptığı değerlendirmede, insan hakları özen gösterme yükümlülüğü süreçlerinin kağıt üzerinde kalan bir yükümlülük olmaktan çıkarılması gerektiğini vurgulayarak şunları ifade etti: “İnsan Hakları Özen Gösterme Yükümlülüğü mekanizmaları şirketlerin yalnızca raporlama yaptığı teknik prosedürler değil; işçilerin örgütlenme özgürlüğünü, toplu pazarlık hakkını ve insanca çalışma koşullarını güvence altına alacak somut araçlara dönüşmelidir. Sendikalar bu sürecin merkezinde yer almadığı sürece gerçek bir korumadan söz edilemez. Amacımız, uyumluluk odaklı yaklaşımları işçi lehine bağlayıcı ve denetlenebilir bir güce dönüştürmek olmalıdır.”






























