13 Mayıs 2014’de, ülkemiz tarihindeki en büyük maden faciasını yaşadı. Manisa’nın Soma ilçesinde meydana gelen maden faciasında, 301 maden işçisi hayatını kaybetti. Kimi evladını, kimi babasını, kimi eşini aradı madende… Kimi “fıtrat” dedi olan bitene… Bundan tam 6 yıl önce, aslında sendikaların ve emekçilerin bütün itirazlarına rağmen izlenen sermaye yanlısı politikaların bedelini, yine 301 emekçi ve aileleri ödedi.
Ülkemizde işçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda gerekli önlemlerin alınmadığı, denetimlerin ne kadar “sözde” yapıldığı ve alınması gereken önlemlere aykırı hareket eden işverenlere gerekli yaptırımların uygulanmadığı gerçeği, Soma’da ölen İşçilerle önümüze serildi. İşçi sağlığı ve iş güvenliği tedbirlerini “maliyet artışı” olarak değerlendiren sermaye politikası, Soma’da gerekli hiçbir önlemi almadan yüzlerce maden işçisini rant uğruna, güvencesizlik içinde çalıştırdı. Aslında Soma’da yaşanalar “hata” değil, açıkça insan hayatına kastedilmesiydi.⠀
Ülkemizin dört bir yanında, çalışırken kurban edilen emekçilerden, işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerini işverenlerin, insafına bırakan 1980’li yılların başından itibaren, özelleştirme ve taşeronlaştırma politikalarını hayata geçiren tüm hükümetlerdir. Soma’da 301 işçi göz göre göre, hayatını kaybetmiştir. Bunun adı iş kazası değil, iş cinayetidir.⠀
Soma’da hayatını kaybeden; bir avuç kömür için bir ömür veren 301 emekçi kardeşimizi saygıyla ve özlemle anıyoruz…

















